499000
Yıllık 500.000 ton üretim kapasitesi
4000
Çalışan
2999000
USD Yatırım
30
Ülkeye İhracat
Kontrollü Tarım
Ekimden hasada kadar geçen sürede ham madde kaynağımızı denetim altında tutarız.
Yerli Üretim
Tohumdan ambalaja kadar üretimimizin tüm aşamasında %90 yerli temin yaparız.
Gelişmiş Ar-Ge Merkezi
İnnoPark Konya Teknoloji Geliştirme Bölgesi’ndeki Ar-Ge laboratuvarlarımızda daha iyisi için çalışmaktayız.
Tüketici Odaklılık
Tüm ürünlerimizde sosyal sorumluluk ve tüketici bilincimizi en üst seviyede tutuyoruz.

Temel Felsefemiz

Doğanın saf nimetlerini, teknolojinin hayallerle sınırlı imkanları ile birleştirdik.

Sadece mutlu ve sağlıklı yüzler için.

Sizin İçin Ürettiklerimiz

Diyet ve Diyabetik Unlar

Prejel Unlar

Diyet Makarnalar

Freeze Dry Meyveler

    Doğal Lifli Sıfır Şeker Pekmez Helvası

    Aile Markalarımız / Milli Gururlarımız

    Basında Biz

    • Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, Firma Ortağı Mustafa Kabakçı ve beraberindeki heyet TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan’ı ziyaret etti.

      TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü yetkilileri de toplantıda hazır bulundu. Demirpolat Grubu, yakın zamanda lisansını alarak üretime başladıkları “dirençli nişasta” ürünü ile ilgili teşekkürlerini dile getirdiler. TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan, Gıda Enstitüsünün geliştirdiği ürünler ile toplumumuza fayda sağlamasından memnuniyet duyduğunu ifade etti.

      Konya’da hububat üzerine üretim yapan Demirpolat Şirketler Grubu, TÜBİTAK’tan alınan lisansla inşa edilen Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta tesisini Konya’da açtı. Tesiste TÜBİTAK MAM ile ortak yapılan çalışma kapsamında %100 saflıkla dirençli nişasta üretiliyor. İnce bağırsakta sindirilemeyen ancak kalın bağırsakta fermente olabilen nişasta olarak tanımlanan ürün, sağlık etkileri bakımından diyet liflere benziyor. Ürün, prebiyotik olmasının yanı sıra, bütirat ve diğer kısa zincirli yağ asitlerinin üretilmesini sağlamasına bağlı olarak bağırsak sağlığını olumlu yönde etkiliyor. Enerjisi nişastaya göre %50 daha düşük olan dirençli nişasta ile geliştirilen ürünler tokluk hissi vererek yeme isteğini kontrol ettiği gibi, kan şekerinin dengede tutulmasına da yardımcı oluyor. Dirençli nişasta ürünleri sadece diyabet hastaları ve diyet yapan kişiler tarafından değil, tüm tüketiciler tarafından rahatlıkla tüketilebiliyor.

      Toplantıda, TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü’nün yerli katkı maddeleri geliştirilmesi çalışmaları ekseninde işbirliği yapılabilecek diğer ürünler üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu.

    • TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanlığında, TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü tarafından Demirpolat Grubu ile tahıl bazlı bebek ek gıda formülasyonlarının geliştirilmesi, Miş-Miş Gıda firması ile de elma kabuklarından ve atıklarından pektin elde edilmesi için lisans sözleşmesi imzalandı. TÜBİTAK MAM’da gerçekleştirilen imza törenine TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan,TÜBİTAK MAM Başkan Yardımcısı Doç.Dr. Murat Makaracı Demirpolat Grubu firmasından Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat ve Mustafa Kabakçı (AKP Eski Konya Milletvekili)Ahmet Gözüm, Murat Karakoyunlu. Miş-Miş Gıda firması Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Fırat ,Mehmet Doğdu Doç. Dr. Cesarettin Alaşalvar – Gıda Enstitüsü Md.Dr. İncinur Hasbay – Gıda Enstitüsü Md. Yrd.Dr. Sena Saklar Ayyıldız- Gıda Enstitüsü Md.Yrd.Dr. Ayşe Bakan– katıldı.

      Törende konuşma yapan TÜBİTAK MAM Başkanı Prof.Dr.İbrahim Kılıçaslan, ”TÜBİTAK MAM sanayicilerimize her zaman açıktır. Enstitümüzü devlet sanayicilerimiz için kurmuş. Bütün sanayicilerimize söylediğimiz gibi buradaki iki firmamıza da söylüyoruz; buradan faydalanın. Biz sizin isteklerinizi görmüyor olabiliriz ama sizler görün ve bizden isteyin. Her iki firmanın da üreteceği ürünün yerli ve yüzde 100 organik olması bizler için önemlidir ve gurur vericidir. Sizler için de TÜBİTAK MAM ile işbirliği içerisinde olmak önemlidir” şeklinde konuştu. TÜBİTAK’ın kendileri için marka ve güvence olduğunu kaydeden Demirpolat Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, ”TÜBİTAK bir markadır ve bizlere güvence veriyor. Bu anlamda içimiz rahattır.Ürettiğimiz ürünler TÜBİTAK Laboratuvarından onay gelmeden piyasaya çıkmayacak. Bu ürünler ülkemize katma değer yaratacak” dedi. Bebek ve küçük çocukların beslenmesinde önemli bir yere sahip olan ek gıdaların üretiminin Türkiye’de yapılmayıp, yurtdışından ithal edildiği bilgisini veren Demirpolat” Bu proje ile, 6 ay üzeri bebek ve küçük çocukların beslenme ihtiyaçlarına yönelik, Türk Gıda Kodeksi Bebek ve Küçük Çocuk Ek Gıdaları Tebliğine uygun, meyve karışımlı, tahıllı bebek ek gıdası üretim proseslerinin optimizasyonu, formülasyonu ve ekonomiye kazandırılması hedeflendi” diye konuştu.

      Ülkede üretim olmadığı için yurtdışından ithal ediliyor

      Günümüzde ticari olarak bebek ve küçük çocukların beslenmesine yönelik devam sütü, devam mamaları ve tahıl bazlı (buğday, yulaf, pirinç), içeriği vitamin ve mineral gibi besin ögeleri yönünden zenginleştirilmiş ek gıdaların mevcut olduğu bilgisini veren Demirpolat,” Ek gıda formülasyonlarında ana hammaddeyi oluşturan tahıllar bebekler tarafından tam olarak sindirilemediğinden ekstrüzyon tekniği ile üretilmiş, sindirimi daha kolay hidrolize unlar kullanılıyor. Bebek ve küçük çocuklara yönelik ek gıdaların üretimi ülkemizde yapılmadığından yurt dışından ithal ediliyor. 2012 yılı verilerine göre yıllık 27 bin 198 ton bebek maması tüketimi ile pazar hacmi 455 milyon TL’ye ulaşılıyor. Pazardaki hızlı büyümeye rağmen bebek başına yıllık tüketimde Türkiye 16 kg seviyesi ile dünyanın çok altında kalıyor” diye konuştu. Bu tüketim Polanya’da 40 kg, İspanya’da 176 kg, Fransa’da ise 187 kg’ı bulduğunu belirten Demirpolat,”Bebek ve küçük çocukların büyüme ve gelişmesinde önemli yere sahip ek gıdaların pazar hacmi giderek artmasına rağmen ülkemizde üretimi yapılmamaktadır. Bu proje ile ek gıda üretiminde ana hammaddeyi oluşturan hidrolize unlar organik tahıllardan (buğday, yulaf ve pirinç) üretilecek ve Türk Gıda Kodeksi Bebek ve Küçük Çocuk Ek Gıdaları Tebliği’nde belirtilen limitlere uygun tahıl karışımlı-meyveli 6-36 ay arası bebek ve küçük çocuklara yönelik katma değeri yüksek ek gıdalar geliştirilecektir” dedi.

      Proje ile elma pektini üretimi amaçlanıyor

      Miş-Miş Gıda firması Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Fırat ise elma kabuklarından ve atıklarından pektin elde edilmesi projesi ile ilgili yaptığı konuşmada,”Pektin, kıvam artırıcı ve jelleştirici özelliğe sahiptir. Bu yüzden gıdaların işlenmesi sırasında kullanılan önemli gıda katkı maddelerinden biridir. Ülkemizde ticari pektin üretimi hali hazırda yapılmamakta olup, ihtiyaç yurtdışından karşılanmaktadır. Bu proje ile elma posası ve elma kabuklarından pektinin elde edilmesi ve elma pektini üretim koşullarının belirlenmesi amaçlanmaktadır” dedi. TUİK 2017 yılı verilerine göre Türkiye’nin yaklaşık pektin ithalatı 620 ton olduğu bilgisini veren Fırat,”yurt dışından alış fiyatı ise 14 ABD doları/kg’dır. Ülkemizde elma suyu, elma konsantresi, ve kurutulmuş elma cipsi gibi ürünlerin işlenmesi sırasında açığa çıkan elma posası ve elma kabukları ya doğrudan çöpe ya da hayvan yemi olarak yem işleyen fabrikalara gönderilmektedir. Oysaki elma posası ve elma kabukları pektin bakımından oldukça zengin kaynaklar olup, ticari pektin üretimi açısından oldukça değerlidir” diye konuştu. Fırat,bu proje de kurutulmuş elma atıklarından pektin elde edilebilmek için üretim koşullarının belirlenip , çeşitli gıda formülasyonlarında deneneceğini söyledi.

    • Türkiye’nin ilk “Enzime Dirençli Nişasta” üretim tesislerine ilişkin üretim lisansıyla sektörede bir ilki gerçekleştiren Demirpolat Şirketler Grubu, Realife Markasıyla sektörde öncü olmaya devam ediyor.

    • Demirpolat Tarım Ürünleri hijyen ve sanitasyon belgesi aldı
      Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, Kalite Yönetim Sisteminin gerekliliklerini yerine getiren 12 şirket ve bir derneğe belgelerini verdi.  Daha önce birçok kalite ve takdir belgesi almaya hak kazanan Demirpolat Tarım Ürünleri, bu belgeler arasına TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Belgesi’ni de kattı

      Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, Kalite Yönetim Sisteminin gerekliliklerini yerine getiren 12 şirket ve bir derneğe belgelerini verdi.  Daha önce birçok kalite ve takdir belgesi almaya hak kazanan Demirpolat Tarım Ürünleri, bu belgeler arasına TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Belgesi’ni de kattı

      Konya’nın önemli sanayi kuruluşlarından biri olan Demirpolat Tarım Ürünleri bir ilke imza attı. Daha önce birçok kalite ve takdir belgesi almaya hak kazanan Demirpolat Tarım Ürünleri, bu belgeler arasına TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Belgesi’ni de kattı. Böylece Demirpolat Tarım Ürünleri, bu belgeyle kendi alanında ilk ve tek olan bir firma oldu. TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Belgesi düzenlenen törenle Demirpolat Tarım Ürünleri yetkililerine takdim edildi. Programın açılış konuşmasını yapan Demirpolat Yönetim Kurulu Başkanvekili İbrahim Demirpolat, şirket olarak pek çok takdir ve kalite belgesi aldıklarını söyledi. Kalite belgelerine bir yenisini daha eklediklerini dile getiren Demirpolat, “Bugün TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Belgesi’ni de belgelerimiz arasına ekledik. Bu belgede emeği geçen başta Prof. Dr. Adem Şahin hocamıza, TSE çalışanlarına ve ekibimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

      “HİZMET ETMEK İÇİN KURULDUK”

      TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin de yaptığı konuşmada, TSE’nin faaliyet alanı ile ilgili bilgiler verdi. Şahin şunları kaydetti, “Dünyada üretimin ortak dili haline gelmiş standardizasyon faaliyetleri var. Biz bunu yapabilmek adına Türkiye’de milli kalite altyapısının standardizasyon ayağında çalışan bir kuruluş olarak 65 yıldır faaliyete devam ediyoruz. Bugün TSE olarak sanayi ve teknoloji bakanlığına bağlı faaliyetlerine devam eden bu kurumun başlangıcı 1956 yılında Sanayi Odası, Ticaret Odası, Ticaret Borsası’nın çatı kuruluşları olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde başlıyor. Esasında bu kuruluş, Türkiye’de sanayi ve ticaret erbabına hizmet etmek, onları dünya standartlarında üretim yapabilir hale getirmek için kurulmuş bir kuruluştur.”

      “KONYA ANADOLU’NUN KALBİNDE BAŞARILARA İMZA ATIYOR”

      Prof. Dr. Şahin, Konya’nın ortaya koyduğu birlikteliğin kendisini memnun ettiğini söyledi. Bu birlik ve beraberlik tablosunun diğer şehirlere de örnek olması gerektiğine dikkat çeken Şahin, “Bugün burada gördüğümüz tablo, bizim ülkemizde özlediğimiz, gittiğimiz her ülkede görmeyi arzu ettiğimiz bir tablodur. Bütün sivil toplum kuruluşlarının, kendi üyelerinin iltifata tabi başarılarının paylaşıldığı, bunların belgelendiği ortamda hep birlikte olmaları, bu gururu hep birlikte paylaşmaları özel bir öneme sahip. Bu birlikteliğin ve bu birliktelikten doğan enerjinin Konya’nın her alanına yansıdığını görüyoruz. Konya bu birlikteliği sayesinde Anadolu’nun kalbinde, her alanda önemli işbirlikleri ortaya koymuş başarılara imza atmış bir şehrimiz olarak ilerlemesine devam ediyor.”

      “UZMANLARIMIZ TİTİZ BİR ÇALIŞMA YÜRÜTTÜ”

      Şahin; “Bizim Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sitemi dediğimiz bugün belgelendireceğimiz bu sistem, esasında son derece önemli bir sistem. Malumunuz bugün dünyanın en önemli sorunlarından biri sağlık. Hemen hemen bütün devletlerin temel devlet fonksiyonları içinde en etkin şekilde vermeye çalıştığı hizmet alanı sağlık. Dolayısı ile bu sektörde, sağlığa, hijyene dokunacak her türlü faaliyetin sadece kendi alanıyla sınırlı kalmayıp toplumun her alanına dokunacak bir etkisi var. Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sitem Belgesi, gerekli sağlık hijyen şartlarına uygun üretim yaptığını belgeliyor ve bunu sürdürülebilir kılacağına dair bir beyanda bulunduğu anlamına geliyor. Bugün bu belgeyi Demirpolat’a teslim edeceğiz. Bu sistemin kurulmasından önce uzmanlarımız titiz bir çalışma yürüttüler. Bu tür konularda biz firmalara rehber oluruz. Eğer bir firmanın sahibi bu duyarlılıklar içerisinde değilse bizim yapacağımız rehberliğin çok fazla karşılığı yoktur. Bu yaptığımız işler, insanı sevmek ve insana hizmet diye ifade ettiğimiz o klişe sözlerin altını doldurduğumuz alanlardır. Ticaret, insanlığın hizmetine sunulmuyorsa sürdürülebilir bir şey değil. Bu belgeyi Demirpolat Tarım Ürünleri firmamıza takdim etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Bu belgenin firmalarımıza uluslararası arenada büyük katkılar sağlayacağına inanıyor hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Konuşmaların ardından TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin ve KSO Meclis Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil tarafından TS 13811 Hijyen ve Sanitasyon Belgesi, Demirpolat Şirketler Grubu adına Demirpolat Yönetim Kurulu Başkanvekili İbrahim Demirpolat’a takdim edildi. Törene Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Müdürü Prof. Dr. Adem Şahin, Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, KTO Meclis Başkanı Ahmet Arıcı, Konya Sanayi Odası (KSO) Meclis Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Konya Ticaret Borsası (KTB) Meclis Başkanı Mehmet Namık Köklüsoy, Gıda Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Hulusi Ada, Demirpolat Yönetim Kurulu Başkanvekili İbrahim Demirpolat ve davetliler katıldı.

    • Demirpolat Şirketler Grubu tarafından inşa edilen Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta tesisleri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün katımıyla açıldı. Bakan Özlü, Türkiye’nin büyümeye devam ettiğini ve bunu kimsenin küçümseyemeyeceğini belirtti.

      Demirpolat'tan bir ilk 

      Demirpolat Şirketler Grubu tarafından inşa edilen Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta tesisi açıldı. Tesisin açılış törenine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün yanı sıra; Vali Yakup Canbolat, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun, AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı,Vali Yakup Canbolat, Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, İşadamları ve çok sayıda davetli katıldı.

      KONYA BU YILI 1,5 MİLYAR DOLAR İHRACAT RAKAMIYLA KAPATACAK

      Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü Konya’nın ihracat rakamına yılı 1,5 milyar doların üstünde kapatacağını ifade ederek; “Fabrikanın Konya’ya ve ülkemize bereket getirmesini, hayırlı olmasını diliyorum. Konya her anlamda Türkiye’nin sembol şehirlerinden bir tanesidir. Üretimin, ihracatın, sanayinin ve tarımın merkez şehirlerinde biri olan Konya, bir çok sektörde önemli potansiyellere sahiptir.  2017 yılının ilk 11 ayından 1 milyar 417 milyon dolar ihracat rakamını yakalayan Konya’mız bu seneyi 1,5 milyar doların üstünde bir rakamla kapatacak. 2018 yılında bu ihracat rakamının boyutta büyüyeceğine inanıyorum. Yaklaşık 500 ihracatçı firmanın bulunduğu Konya en fazla ihracat yapan iller sıralamasında 13. Sıradadır. 9 adet organize sanayi bölgesi, 39 sanayi sitesi, 14 özel sanayi sitesi, Organize hayvancılık bölgesi ve teknoloji geliştirme bölgesi Konya sanayisinin ve ekonomisinin kat ettiği mesafeyi göstermektedir. Türkiye’nin TÜBİTAK destekli ilk bilim merkezi de bu şehirdedir. Bilim merkezinin geçen yıl yaklaşık 250 bin kişi ziyaret etmiştir. Öte yandan makine imalatı, tarım makineleri, otomotiv yan sanayi, gıda, metal döküm, ayakkabı imalat sanayi gibi alanlarda Konya’mız fark oluşturan bir şehirdir. Tüm bu rakamlar bize şunu söylemektedir; Konya artık geri dönülmez şekilde büyüyecek, gelişecek ve birçok alanda Türkiye’ye öncülük edecektir. Enzime dirençli nişasta fabrikası, bilim ve girişimci eşgüdümünün en güzel örneğidir” dedi.

      KOSGEB BÜTÇESİ KAYNAĞI GEÇEN YILA ORANLA YÜZDE 60 ARTTI

      KOSGEB bütçesine ayırdıkları kaynağı geçen yıla göre yüzde 60 oranında artırdıklarını belirten Bakan Özlü sözlerini şu şekilde kaydetti; “Bir ülkenin en değerli hazinesi girişimcilerdir. ‘Ne kadar çok girişimciniz varsa o kadar büyüksünüz’ demektir. Bugün dünyanın bütün üretim mekanizmaları, sanayi çarkları ve gelenekleri, girişimcilerin hayallerinden beslenmektedir. Bu yüzden bu ruhu canlı ve diri tutmak zorundayız. Bakanlık olarak bütün girişimci ve sanayicilere destek vermeye devam ediyoruz. Genç girişimcilerimizi desteklemek, KOBİ’lerimizin markalaşması ve kurumsallaşması, Ar-Ge faaliyetlerini geliştirmesi, üretim kapasitelerini artırması amacıyla KOSGEB bütçesine ayırdığımız kaynağı geçen yıla göre yüzde 60 oranında artırdık. 2018’de 1,7 milyar liraya çıkardık. Yine 2010-2017 Kasım döneminde kendi işini kuran 45 binden fazla girişimcimize 1 milyar lira destek sağladık. 21 binden fazla kadın girişimcimizi de istifade ettirdik. 18-29 yaşları arasında yaklaşık 13 bin genç girişimciye toplamda 300 milyon lira destek verdik. Yine KOSGEB’in yaptığı çalışmalar sonucunda son 7 yılda çeşitli destek programlarıyla 100 bin kişiye istihdam sağladık”

      MİLLİ VE YERLİ DURUŞUMUZDAN TAVİZ VERMEYECEĞİZ

      Türkiye’nin bütün şehirleri ve sektörleriyle büyümeye devam ettiğini belirten Bakan Özlü, ‘Bilim, teknoloji ve sanayide milli ve yerli olan her şeyi desteklemeye devam edeceğiz’ diyerek başarıları kimsenin küçümsemeyeceğini belirtti. Bakan Özlü; “Türkiye bütün şehirleriyle ve sektörleriyle büyümeye devam ediyor. Bunu çeşitli argümanlarla küçümsemeye çalışanlar var. Hiçbir kimse bu başarıyı küçümseyemez. Üççeyrektir rekor kıran büyümemiz, istismara fırsat vermeyecek şekilde sağlam, güçlü, istikrarlı ve tertemiz, organik bir büyümedir. Sadece muhalefet etmek için konuşanlar, konuşmaya devam etsinler. Onlar konuşur, biz yaparız. İş, ihracata, projeye ve vizyona geldiğinde maalesef söyleyecek söz bulamıyorlar. Türkiye’nin otomobili projesini bile hafife alıyorlar, istismar etmeye çalışıyorlar. Milletimizin tamamen sahiplendiği yerli otomobil projemizi büyük bir gayretle sürdürüyoruz. İnşallah Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği tarihte ve süre içerisinde projemizi hayata geçireceğiz. Milli ve yerli duruşumuzdan hiçbir zaman taviz vermedik, vermeyeceğiz. Bilim, teknoloji ve sanayide milli ve yerli olan her şeyi desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

      OBEZİTE VE DİYABETLE MÜCADELEYE KATKI SAĞLAYACAK

      Vali Yakup Canbolat tesislerin obezite ve diyabette mücadeleye önemli derecede katkısı olacağını vurgulayarak sözlerine şu şekilde devam etti; “İlimiz gerek devletimizin gerçekleştirdiği gerekse özel sektörün kazandırdığı yatırımlarla sürekli bir gelişme içerisindedir. Küresel rekabetin şartlarını çok iyi kavrayan girişimcilerimiz, ürettiği mal ve hizmetlerle dünyanın her yerinde rekabete girebilmektedirler. Sanayi tesisleri geniş istihdam imkânlarının oluşturulması, teşebbüs kabiliyetinin geliştirilmesi ve sermaye birikimlerinin yatırımlara yönlendirilmesi açısından önemli bir işlevi yerine getirmektedirler. 7,5 milyara yaklaşan ve giderek artmakta olan dünya nüfusu ile birlikte gıda sektörü, artan ihtiyaçların karşılanması adına hayati ve vazgeçilmez bir sektör haline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki; Bir gıda ürününün telafisi ancak başka bir gıda ürünüyle telafi olmaktadır. Demirpolat Şirketler Gurubunun TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ile yapmış olduğu anlaşma sonucunda Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta üretim tesislerini ülkemize kazandırması gıda anlamında son derece önemli bir gelişmedir. Obezite ve diyabette mücadeleye de önemli derecede katkı sağlayacaktır”  BÖYLE ÇALIŞMALAR AFRİKA’DA YANKI BULACAK Böyle çalışmaların yankı bulacağı yer olarak Afrika’yı gösteren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Ahmet Sorgun da, “Bu çalışmaların en fazla yankı bulacağı yer Afrika’dır. Bir tarafta obeziteyi bir tarafta da yani Afrika’da açlıktan ölen insanları görüyoruz. Onun için bu mücadele önemli bir mücadeledir. Ekonomik, sosyal ve askeri olarak önemlidir. Konya’nın önemli bir fabrikasını hizmete açıyoruz. Konya’nın da Türkiye’nin de gerçek gündemi budur. Onun için bu fabrikayı hizmete sunanları ben tebrik ediyorum” diye konuştu.

      KONYALI İŞADAMLARI BİR FARKLI 

      Konya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tahir Akyürek, Konyalı işadamlarının ayrı bir farkının olduğunu söyleyerek şunları kaydetti: “Fabrika Konya’mızın üretimine de istihdamına da katkı sağlayacaktır. Üretmek saygı duyulacak bir kavramdır.  Konyalı işadamlarımızın bir farkı var. Hem üretim kapasitesini genişletiyorlar hem de istihdam imkanlarını artırıyorlar. Konyalı işadamımız Trük işadamına yakışır şekilde değerlerinden kopmadan yoluna devam ediyor.”

      AMACIMIZ; PARA KAZANMAK DEĞİL, AFRİKA’DA Kİ İNSANLARA YETİŞMEK!

      Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat amaçlarının para kazanmaktan daha çok Afrika’da ki aç olan insanlara yetişmek olduğunu belirterek Türkiye’nin enzime dirençli nişasta tesisini kurduklarını ifade etti. Demirpolat en doğal bebek maması fabrikasını da yakında kazandıracaklarını söyleyerek, “Toprak, üzerinde yaşayanlara nankörlük etmeyen bir nimettir. Bundan dolayı toprakla dost olmak gerek. Biz süresini bilmediğimiz yıldan sonra kavuşacağımız toprakla dost olmayı seçtik. Onun ürettiği en güzel mahsullerden biri olan buğdayı hayatımızın merkezine aldık. Bugün buğdaydan yani undan nasıl yararlanabiliriz derdindeyiz. Halkımıza, ülkemize ve dünyaya daha nasıl faydalı olabiliriz düşüncesindeyiz. Daha çok katma değerli ürünler üreterek ihracatımızı artırarak Türk buğdayını dünyaya tanıtmak derdindeyiz. Açılışını yapmış olduğumuz tesisimizde bu düşüncenin ürünüdür. Tesisimiz açlık sınırındaki insanlar için bir karışım üretiyor. Biz para kazanmaktan daha çok Afrika’nın en ücra köşesindeki insanlara yetişmek istiyoruz. Bu tesislerimizi de bunun için kurduk. Yaşam koşullarının ve teknolojinin getirmiş olduğu kolaylıklar sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple tükettiğimiz unu daha nitelikli hale getirmeye çalıştık ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gıda Enstitüsü Laboratuvarlarında geliştirilen enzime dirençli nişasta lisansını devir aldık. Kendi imkânlarımızla laboratuvar ortamında geliştirilen projeyi Endüstriyel ortama taşıdık. Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta tesisini kurduk. Bugünden sonra amacımız insanlığa faydalı olmaktır. Yakın gelecekte de en doğal bebek mamasını kazandırmayı planlıyoruz” dedi.

    • nurettin demirpolat ile ilgili görsel sonucu

      Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, “Üretimini yaptığımız diyet ve diyabetik unların Güney Kore distribütörlüğünü artık Festii Grup gerçekleştirecek” dedi.

      Konya OSB’de dirençli nişasta ile diyet ve diyabetik unlar üreten Demirpolat Şirketler Grubu, Güney Koreli Festii Grup ile aile ticaret anlaşması imzaladı. Anlaşma sonrasında açıklama yapan Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, Asya pazarında ciddi bir potansiyel olduğunu dile getirdi. Demirpolat, “Üretimini yaptığımız diyet ve diyabetik unların Güney Kore distribütörlüğünü artık Festii Grup gerçekleştirecek” dedi.

      Seul’da düzenlenen bir fuar organizasyonunda tanışıp işi bu noktalara kadar getirdiklerini ifade eden Demirpolat, “Asya pazarı olarak Güney Kore’yi belirledik. Kore’de çok fazla pirinç tükettikleri için şeker hastalık oranı oldukça yüksek.

      Diyabetik un için ciddi bir potansiyel var. Güney Kore bizim için iyi bir pazar ancak biraz geç tanıdığımız bir pazar. Dirençli nişasta ile üretilen diyet ve diyabetin unları ekmek, makarna, kuru pasta, nodul şeklinde ülkelerinde satmak istiyorlar. Diyabetik unları daha önce Kanada’dan alıyorlarmış, artık biz yollayacağız. Bizden giden ürünlerdeki yüzde 2.9’luk vergiyi de sıfıra indirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz.2018 yılında Güney Kore ile 6 milyon dolarlık bir ticaret hacmi hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

      Festii Grup’un da yıllık 800 milyon dolar cirosunun olduğunu dile getiren Demirpolat, “Şu an Güney Kore’de 6 ekmek fırını var. Güney Kore Gınseng pazarının yüzde 50’sini elinde bulunduran bir firma. ürünlerimizin Kuzey, Güney ve Orta Çin’de tanıtımını ve dağıtımını da yapacak” dedi

      “Kenya’ya 3 bin ton ürün göndereceğiz”

      Dünya gıda programı kapsamında güçlü gıdaların da üretimi yapan Demirpolat Şirketler Grubu, bu ürünleri Afrika bölgesinde açlık çeken insanlara gönderiyor.
      Güçlü gıda takviyesi olarak adlandırılan ürünlerin içinde soya, mısır, süt, şeker ve vitaminler olduğunu belirten Nurettin Demirpolat, “Enerjisi yüksek, vitamin ve mineral katsayıları üst düzey gıdaları üretiyoruz. Günlük 200 ton üretim kapasitemiz var. Birleşmiş Milletler adına üretim yapıyoruz. Şu ana kadar 4 ihale aldık. Kenya, Nijerya ve Bangladeş’e ürün gönderdik. Son olarak da yeniden Kenya’ya 3 bin ton ürün göndereceğiz” bilgisini verdi.

    • demirpolat group ile ilgili görsel sonucu

      Uluslararası nakliyattan, tarıma kadar pek çok sektörde varlığını sürdüren ve Konya’nın köklü firmaları arasında yer alan Demirpolat Şirketler…

      Uluslararası nakliyattan, tarıma kadar pek çok sektörde varlığını sürdüren ve Konya’nın köklü firmaları arasında yer alan Demirpolat Şirketler Grubu, filosunu MAN ile güçlendirdi. MAN Konya Bayii Serin tarafından satışı gerçekleştirilen 10 adet MAN TGS 18.400 4X2 BLS E5 LX çekici düzenlenen törenle firma yetkililerine teslim edildi.

      Ankara’da bulunan MAN tesislerinde gerçekleşen teslimat törenine, Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdal Demirpolat, Serin Treyler Yönetim Kurulu Üyesi Recep Serin, Serin MAN Satış Müdürü Mahir Kasapoğlu ve MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Bölge Satış Yöneticisi Ersoy Öksüz katıldı.

      Törende konuşan Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdal Demirpolat gerçekleştirdikleri yatırımı değerlendirerek, “Filomuza dahil ettiğimiz MAN TGS EfficientLine çekiciler hem yakıt tasarrufu, hem de performans açısından beklentilerimizi karşılıyor. Bu yıl içinde zaten filomuza MAN kalitesi girmişti. Araçlarımızdan oldukça memnunuz. Gerçekleştirdiğimiz bu yatırımda bize destek olan MAN’ın Konya Bayii Serin’e ve MAN bölge satış yetkililerine teşekkür etmek istiyorum.

      Demirpolat, gibi köklü bir kuruluşun MAN kalitesini tercih etmesinden dolayı duyduğu memnuniyetini dile getiren Serin Treyler Yönetim Kurulu Üyesi Recep Serin ise “TGS EfficentLine çekiler Türkiye’de standartları yeniden belirledi.  Düşük işletme maliyetleri ve yakıt tasarrufu EfficentLine modellerini filoların gözdesi yapıyor. Bu bağlamda doğru yatırımı yapan Demirpolat yetkililerine, çekicilerin hayırlı olmasını ve bol kazanç sağlamasını dilerim” dedi.

      Konuşmaların ardından araçların sembolik anahtarı Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erdal Demirpolat’a teslim edildi.

      • TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinde (MAM) düzenlenen imza töreninde, TÜBİTAK MAM Başkanı Doç. Dr. Bahadır Tunaboylu ile DEMİRPOLAT Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat anlaşmaya imza attılar.
        Gıdaların enerjisini ve glisemik indeksini azaltan bu fonksiyonel gıda ürününün üretimde kullanılmaya başlamasıyla, obezite, kalp ve şeker hastalıklarıyla mücadelede önemli bir adım atılmış olacak.
        TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü tarafından geliştirilen ve DEMİRPOLAT şirketler Grubu tarafından “PELİZA” adıyla un ve çeşitleri olarak piyasaya sürülecek olan bu ürün, ince bağırsakta sindirilemeyen ancak kalın bağırsakta sindirilebilen bir gıda maddesi olarak tanımlanıyor ve sağlık üzerine etkileri bakımından diyet liflere benziyor. Kalın bağırsakta diyet liflere göre daha kolay fermente edilebilen bu ürünün, prebiyotik olma potansiyelinin yanında bütirat ve bol miktarda kısa zincirli yağ asitleri üretmesi nedeniyle bağırsak sağlığı, özellikle kolon kanserinin önlenmesi açısından da önemi yüksek.
      • Demirpolat Şirketler Grubu tarafından, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gıda Enstitüsü Laboratuvarlarında geliştirilen enzime dirençli nişasta lisansı devralınarak inşa edilen Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta tesisi açıldı.

        Konya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta tesisinin açılışı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Konya Valisi Yakup Canbolat, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ve belediye başkanlarının katılımıyla yapıldı.

        demirpolat-tesis-acilisi-gidahatti“Bilim ve girişimci eşgüdümünün örneği”

        Açılıştaki konuşmasına fabrikanın Konya’ya ve ülkeye bereket getirmesini dileyerek başlayan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

        “Konya her anlamda Türkiye’nin sembol şehirlerinden bir tanesidir. Üretimin, ihracatın, sanayinin ve tarımın merkez şehirlerinde biri olan Konya, birçok sektörde önemli potansiyellere sahiptir.  2017 yılının ilk 11 ayından 1 milyar 417 milyon dolar ihracat rakamını yakalayan Konya’mız, bu seneyi 1,5 milyar doların üstünde bir rakamla kapatacak. 2018 yılında bu rakamın büyüyeceğine inanıyorum.

        Yaklaşık 500 ihracatçı firmanın bulunduğu Konya, en fazla ihracat yapan iller sıralamasında 13. sıradadır. 9 adet organize sanayi bölgesi, 39 sanayi sitesi, 14 özel sanayi sitesi, Organize hayvancılık bölgesi ve teknoloji geliştirme bölgesi, Konya sanayisinin ve ekonomisinin kat ettiği mesafeyi göstermektedir.

        Türkiye’nin TÜBİTAK destekli ilk bilim merkezinin de olduğu Konya’mız, makine imalatı, tarım makineleri, otomotiv yan sanayi, gıda, metal döküm, ayakkabı imalat sanayi gibi alanlarda fark oluşturan bir şehirdir. Tüm bu rakamlar bize şunu söylemektedir; Konya artık geri dönülmez şekilde büyüyecek, gelişecek ve birçok alanda Türkiye’ye öncülük edecektir. Enzime dirençli nişasta fabrikası, bilim ve girişimci eşgüdümünün en güzel örneğidir.”

        “Girişimci ve sanayicilere desteğimiz devam edecek”

        KOSGEB bütçesine ayırdıkları kaynağı geçen yıla göre yüzde 60 oranında artırdıklarını belirten Bakan Özlü, şu bilgileri verdi:

        “Bir ülkenin en değerli hazinesi girişimcilerdir. ‘Ne kadar çok girişimciniz varsa o kadar büyüksünüz’ demektir. Bugün dünyanın bütün üretim mekanizmaları, sanayi çarkları ve gelenekleri, girişimcilerin hayallerinden beslenmektedir. Bu yüzden bu ruhu canlı ve diri tutmak zorundayız.

        Bakanlık olarak bütün girişimci ve sanayicilere destek vermeye devam ediyoruz. Genç girişimcilerimizi desteklemek, KOBİ’lerimizin markalaşması ve kurumsallaşması, Ar-Ge faaliyetlerini geliştirmesi, üretim kapasitelerini artırması amacıyla KOSGEB bütçesine ayırdığımız kaynağı geçen yıla göre yüzde 60 oranında artırdık. 2018’de 1,7 milyar liraya çıkardık. Yine 2010-2017 Kasım döneminde kendi işini kuran 45 binden fazla girişimcimize 1 milyar lira destek sağladık. 21 binden fazla kadın girişimcimizi de istifade ettirdik. 18-29 yaşları arasında yaklaşık 13 bin genç girişimciye toplamda 300 milyon lira destek verdik. Yine KOSGEB’in yaptığı çalışmalar sonucunda son 7 yılda çeşitli destek programlarıyla 100 bin kişiye istihdam sağladık.”

        “Milli ve yerli duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz”

        Türkiye’nin bütün şehirleri ve sektörleriyle büyümeye devam ettiğini belirten Faruk Özlü, “Bilim, teknoloji ve sanayide milli ve yerli olan her şeyi desteklemeye devam edeceğiz. Türkiye bütün şehirleriyle ve sektörleriyle büyümeye devam ediyor. Bunu çeşitli argümanlarla küçümsemeye çalışanlar var. Hiçbir kimse bu başarıyı küçümseyemez. Üç çeyrektir rekor kıran büyümemiz, istismara fırsat vermeyecek şekilde sağlam, güçlü, istikrarlı ve tertemiz, organik bir büyümedir. Sadece muhalefet etmek için konuşanlar, konuşmaya devam etsinler. Onlar konuşur, biz yaparız. İş, ihracata, projeye ve vizyona geldiğinde maalesef söyleyecek söz bulamıyorlar. Türkiye’nin otomobili projesini bile hafife alıyorlar, istismar etmeye çalışıyorlar. İnşallah Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği tarihte ve süre içerisinde projemizi hayata geçireceğiz. Milli ve yerli duruşumuzdan hiçbir zaman taviz vermedik, vermeyeceğiz. Bilim, teknoloji ve sanayide milli ve yerli olan her şeyi desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

        demirpolat-nisasta-tesis-gidahatti“Obezite ve diyabetle mücadeleye katkı sağlayacak”

        Açılışta konuşan Konya Valisi Yakup Canbolat da, tesislerin obezite ve diyabette mücadeleye önemli derecede katkısı olacağını belirterek, şunları kaydetti:

        “İlimiz gerek devletimizin gerçekleştirdiği gerekse özel sektörün kazandırdığı yatırımlarla sürekli bir gelişme içerisindedir. Küresel rekabetin şartlarını çok iyi kavrayan girişimcilerimiz, ürettiği mal ve hizmetlerle dünyanın her yerinde rekabete girebilmektedirler. Sanayi tesisleri geniş istihdam imkânlarının oluşturulması, teşebbüs kabiliyetinin geliştirilmesi ve sermaye birikimlerinin yatırımlara yönlendirilmesi açısından önemli bir işlevi yerine getirmektedirler.

        7,5 milyara yaklaşan ve giderek artmakta olan dünya nüfusu ile birlikte gıda sektörü, artan ihtiyaçların karşılanması adına hayati ve vazgeçilmez bir sektör haline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki; bir gıda ürününün telafisi ancak başka bir gıda ürünüyle telafi olmaktadır. Demirpolat Şirketler Gurubunun TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ile yapmış olduğu anlaşma sonucunda Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta üretim tesislerini ülkemize kazandırması gıda anlamında son derece önemli bir gelişmedir. Obezite ve diyabette mücadeleye de önemli derecede katkı sağlayacaktır.”

        “Amacımız para kazanmak değil, Afrika’daki insanlara yetişmek”

        Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta tesisini kurduklarını belirten Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat da, en doğal bebek maması fabrikasını da yakında kazandıracaklarını bildirdi. Demirpolat, şunları söyledi:

        “Toprak, üzerinde yaşayanlara nankörlük etmeyen bir nimettir. Bundan dolayı toprakla dost olmak gerek. Biz süresini bilmediğimiz yıldan sonra kavuşacağımız toprakla dost olmayı seçtik. Onun ürettiği en güzel mahsullerden biri olan buğdayı hayatımızın merkezine aldık. Bugün buğdaydan, yani undan nasıl yararlanabiliriz derdindeyiz. Halkımıza, ülkemize ve dünyaya daha nasıl faydalı olabiliriz düşüncesindeyiz. Daha çok katma değerli ürünler üreterek, ihracatımızı artırarak Türk buğdayını dünyaya tanıtmak derdindeyiz.

        faruk-ozlu-nisasta-tesis-gidahattiTÜBİTAK’tan lisans devri

        Açılışını yapmış olduğumuz tesisimizde bu düşüncenin ürünüdür. Tesisimiz açlık sınırındaki insanlar için bir karışım üretiyor. Biz para kazanmaktan daha çok, Afrika’nın en ücra köşesindeki insanlara yetişmek istiyoruz. Bu tesislerimizi de bunun için kurduk. Yaşam koşullarının ve teknolojinin getirmiş olduğu kolaylıklar sağlığımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu sebeple tükettiğimiz unu daha nitelikli hale getirmeye çalıştık ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gıda Enstitüsü Laboratuvarlarında geliştirilen enzime dirençli nişasta lisansını devir aldık. Kendi imkânlarımızla laboratuvar ortamında geliştirilen projeyi endüstriyel ortama taşıdık, Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta tesisini kurduk. Bugünden sonra amacımız insanlığa faydalı olmaktır. Yakın gelecekte de en doğal bebek mamasını kazandırmayı planlıyoruz.”

      • Konya’da hububat üzerine üretim yapan Demirpolat Şirketler Grubu, Türkiye’nin ilk enzime dirençli nişasta üretim tesisini açtı. Tesiste TÜBİTAK Marmara Araştırma Enstitüsü (MAM) ile ortak yapılan çalışma kapsamında yüzde 100 saflıkla dirençli nişasta üretilecek. Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, yüzde 100 yerli sermayeye sahip olduklarını belirterek, “Yılda 10 bin ton dirençli nişasta, 100 bin ton diyet un üretim yapacağımız tesisi 3.5 yıllık bir çalışmanın ardından açtık. TÜBİTAK MAM 3.5 yıl önce dirençli nişastanın geliştirilmesi için bir çalışma başlattı. Biz bu çalışmayı yakından takip ettik. 2016 yılında TÜBİTAK ile anlaşma imzalayarak beraber çalışmaya başladık. 2016 yılında lisanslı dirençli nişasta üreticisi konumuna ulaştık. Bu Türkiye’de kurulan ilk dirençli nişasta tesisi” dedi.

        DÜNYA NİŞASTA PAZARI 11 MİLYAR DOLAR DEĞERİNDE

        Üretimini yaptıklarını bu ürünü 50’den fazla ülkeye ihraç edeceklerini anlatan Demirpolat, “Üretim tesisimizde ürün 15 farklı testten geçiyor. Katma değeri yüksek ürünler üretmek için yola çıktık. Dünyada 11 milyar dolar değerinde nişasta pazarı mevcut. Bu pazarda yerimizi alacağız. Üretim tesisimizde 150 kişiye istihdam sağlıyoruz. Diyabet ile mücadelede önemli bir adımı atmış bulunmaktayız. Türkiye’nin gelişmesinin güçlenmesinin, geleceğe doğru yılmadan yürümesi için çalışmalarımızı hızla devam ediyor. Aynı zamanda bu üretim tesisinin yanında Türkiye’de 38 lisanslı depodan biri olan 30 bin tonluk lisanslı depolarımızın da açılışını gerçekleştiriyoruz.” şeklinde konuştu.

      • DEMİRPOLAT GRUP ATAĞA GEÇTİ! DİYABET VE ÇÖLYAK HASTALARINA MÜJDE

        Un sektörünün tanınan ismi Demirpolat Grup, sağlık sektöründe de büyük bir gelişme kaydetti. Firma, kendi bünyesinde ürettiği dirençli nişasta ile diyabet ve şeker hastalarına umut oldu. Demirpolat Grup, gıdamızın hammaddesi, evimizin olmazsa olmazı olan un üretimini sağlıyor. Öyle ki yıllar içerisinde kendini geliştiren firma, sanayileşti ve istikrarlı bir büyüme kazandı. Demirpolat Grup Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, ürettikleri sağlıklı ürünlerden, yardım çalışmalarına, makine sanayisinden un üretimine kadar her şeyi anlattı. Demirpolat Grup Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, ürettikleri ürünlerden bahsederken; “baklavalık undan tütün da ekmeklik ununa kadar ürettik. Ekmeklik unları da kalitelisine göre gruplara ayrılıyor. Biz de bunları üreterek buralara geldik.” dedi.

         ŞEKER, DİYABET VE ÇÖLYAK HASTALARINA ÖZEL ÜRETİM

        Un sektöründe oldukça büyük bir öneme sahip olan Demirpolat Grup, öyle ki sağlık alanında da adeta bir devrime imza attı. Demirpolat Grup, ürettikleri dirençli nişasta ile şeker ve diyabet hastalarının beslenmelerini kolaylaştırmak için büyük bir adım attı. Demirpolat Grup Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, bu projeden su sözlerle bahsetti:

        “Biz, TÜBİTAK’tan satın aldığımız bir projeyi katma değeri yüksek bir hale getirdik ve un sektörüne bir ivme kazandırdık. Dirençli nişasta diye tabir ettiğimiz ürünün üretim makinelerini yaptık. Su anda üretimdeyiz. Özellikle diyet yapanlar ve şeker hastalarına oldukça fayda sağlayacak. Bu ürünün klinik çalışmaları da yapıldı. Olumlu sonuçlar aldık. Bizim ülkemiz de de ciddi şekilde şeker hastası var. Bu konuya özel olarak değinilmesi gerekiyor. Bu ürünün tatlısı da yeniliyor. Ekmek, kuru pasta, makarna, nohut, tarhana çorbası üretiyoruz. Bu ürünler marketlere de girecek. Biz de şubeler açmayı hedefliyoruz.

        Birde çölyak hastalarının yiyebileceği ürünleri de üretiyoruz. Bu glütensiz ürünler, yakın zamanda piyasaya girecek.”

         AFRİKA’YA UN YARDIMI

        Türkiye ekonomisi için yaptıkları çalışmalar ile alkışları toplayan Demirpolat Grup, sosyal yardım projelerine olan hassasiyetleri ile de gönülleri fethetti. Demirpolat Grup Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, yardım çalışmalarını su sözlerle anlattı:

        “Birleşmiş Milletler ile organize olarak Afrika’da yaşayan aç insanlara bir tür mama çeşidi üretmeye başladık” diyen Nurettin Demirpolat, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ürünleri o bölgelere göndermesi için Birleşmiş Milletlere veriyoruz. Un ihracatımızda da yine Birleşmiş Milletler ile çalışıyoruz. Nerede yardım kuruluşu varsa oraya un veriyoruz. Biz AFAD’ta bir un ihalesi aldık. O da AFAD’ın Filistin’e yaptığı bir yardımdı. Oraya 26 bin ton un gönderdik. Bunun yanında da Suriyeli kardeşlerimize un üretiyoruz. Ayrıca bunun yanında çocuk maması projesine adım attık. Bu projeyi de TÜBİTAK’tan satın aldık. Yakında piyasaya çıkacak.”

         MAKATOM MAKİNE SANAYİ

        Ürettikleri bu ürünlerin makinelerini de kendileri üreten Demirpolat Grup Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat bu konudaki başarılarını şöyle belirtti:

        “Biz MAKATOM adında bir makine şirketi kurduk. Burada kendi makinalarımızı üretiyoruz. MAKATOM’da 3 çeşit makina bulunuyor. Bunun üzerinde AR-GE çalışmalarımız oldu. İlk ürünleri kendimiz deniyoruz. Bir makinemiz, kurutma makinesi. Bu makine meyveleri dondurarak suyunu çıkarıyor. Biz de bu ürünü toz haline getirip mamalarda kullanıyoruz. Böylece ürünlerin raf ömrü uzuyor. İkincisi de kurutma makinesi. Bu makine hamuru kurutarak toz haline getiriyor. Üçüncüsü pişirme makineleri. Bu makineleri kendimiz üreterek büyük bir kazanç sağlıyoruz.”

         İPEKYOLU PROJESİ

        “Maliyetleri azaltmak için toplu taşımacılığa yöneldik. Daha doğrusu kombine taşımacılığa yöneldik. Bu projede karayolu da var ancak ana yükü demiryolu çekecek” diyen Demirpolat, firmanın gelecekteki hedeflerini sıraladı:

        “Bu demiryolunda çok güzel bir ağ var. Biz de Konya’dan çekilecek olan yükleri, demiryolu ile taşımaya başladık. Bunu yaparken de konteynerleri modifiye ettik. Su anda 100 tane konteyner var. Unumuzu da mamamızı da bu konteynerler ile taşıyoruz. Maliyetimiz de yüzde 50 ucuzladı. Şimdi İpekyolu projesi ile Azerbaycan-Gürcistan- Kars’tan aktarma istasyonu ile Türkiye’ye ilk tahılı yine bizim firmamız getirdi. Eğer orada iyi bir sistem geliştirebilirsek, günde 4-5 bin ton tahılı taşıyarak ‘Tahıl Boru Hattı’ projesini hayata geçirmek istiyorum. İnşallah bu projelere devletimiz de destek verecek.”

      • Tubitak MAM Gıda Enstitüsü laboratuarlarında 3.5 yıllık bir çalışmanın ardından geliştirilen Enzime Dirençli Nişastanın endüstriyel üretimi, Demirpolat Şirketler Grubu ve TÜBİTAK MAM iş birliği ile Türkiye’ye kazandırıldı. 

        Ürünün tamamının Türk bilim insanlarının katkılarıyla geliştirildiğini söyleyen Demirpolat Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demirpolat, “Hem TÜBİTAK MAM, hem de firmamız mühendisleri bir araya gelerek ciddi bir mühendislik çalışması gerçekleştirdik. Obezite ve diyabetle mücadele edecek bir ürünün üretimini ülkemize kazandırdık. Üç Kuşak un üreticisi bir neslin devamı olarak özellikle beyaz un üzerindeki olumsuz algıyı dönüştürmeyi hedefledik. Bu amaçla Diyabet ve Obezite hastalarının rahatlıkla tüketbileceği sağlıklı beyaz un geliştirmeyi başardık” dedi.

        Geçtiğimiz ay Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’nün katılımları ile gerçekleşen açılışın ardından Türkiye’nin ilk Enzime Dirençli Nişasta üretimini gerçekleştiriidiklerini ifade eden Demirpolat, “Titiz bir çalışma ile enzime dirençli nişastayı bildiğimiz beyaz un ile katkıladık ve Realife diyet ve diyabetik unlarını kamuoyunun hizmetine sunduk. 64 yıllık bir firma olarak bizim için bir prestij ürünü olan ve tamamen kamuoyu yararını hedeflediğimiz diyet ve diyabetik unlarla gelecek on yılların en büyük sorunlarından biri olan Obezite ve Diyabetle mücadeleye katkıda bulunmayı amaçlıyoruz” açıklamalarını yaptı.

        TÜBİTAK MAM Gıda Enstitüsü ile yaptığımız işbirliği sonucunda Enzime Dirençli Nişasta’yı ülkemize kazandırıldığını söyleyen Demirpolat, “Uzun çalışmalar sonrasında ise bu nişasta ile Diyet ve Diyabetik doğal beyaz buğday ununu üretmeyi başardık. Mide ve ince bağırsakta sindirilmeyen ve kalın bağırsakta fermente olan enzime dirençli nişastalı unlar hem nişastanın olumsuz etkilerini ortadan kaldırmakta hem de bağırsak florasının zenginleşmesine katkı sağlayarak sağlıklı yaşama destek olmaktadır. Bu aşamada Enzime dirençli nişasta katkılı unlarımız sayesinde hem obezite hastalarına hem de diyabet hastalarına bildiğimiz beyaz un tüketebilme kolaylığı sağladık. Elbette ki sağlıklı beslenmeye dikkat edeceğiz. Ne var ki bunu yaparken lezzetsiz, tatsız tuzsuz diyetlerle uğraşmak zorunda değiliz. Biz, kendi alanımızda gerekeni yaptık ve Dirençli nişasta ihtiva eden unları geliştirdik. İnsanlarımız dirençli nişasta ihtiva eden bir ürünü tükettiklerinde mesela beyaz ekmek hem bildikleri tadı alacaklar hem de sağlığa yönelik olumsuz etkileri ile karşılaşmayacaklar. O yüzden gönül rahatlığı ile diyoruz ki biz, 3 zararlı beyazdan birini, yani unu kurtardık” şeklinde konuştu.

        Ürün ‘Realife’ markasıyla piyasa sunuldu

        Demirpolat Şirketler Grubunun EDN nın üretim lisansını aldığı andan itibaren ki ana hedefinin, üç yasak beyazdan biri olan unu kurtarmak açıklamasını yapan Nurettin Demirpolat, “Bu yönüyle, uluslararası gıda otoritelerince belirlenmiş limitlere göre hazırlanmış un; diyabet ve obezite hastalarının kullanımı için, REALIFE adı altında üretilerek kamuoyunun tüketimine sunulmuştur. REALIFE, Enzime Dirençli Nişasta, Diyet Un ve Diyabetik Un, şeklinde üretilerek endüstriyel ve perakende anlamda tüketim piyasasına sunulmaktadır” açıklamalarında bulundu.

        “Nişasta pazarından gerekli payı alacağız”

        Ürünün geliştirilmesini ve üretimini yaptıklarını bu ürünü de 50’den fazla ülkeye ihracat yapacaklarını anlatan Demirpolat, “Üretim tesisimizde ürün 15 farklı testten geçiyor. Katma değeri yüksek ürünler üretmek için yola çıktık. Dünya’da 11 milyar dolar değerinde nişasta pazarı mevcut. Bu pazarda yerimizi alacağız. 4 milyar dolar değerinde üretim tesisimizde 150 kişiye istihdam sağlıyoruz. Diyabet ile mücadelede önemli bir adımı atmış bulunmaktayız. Türkiye’nin gelişmesinin güçlenmesinin, geleceğe doğru yılmadan yürümesi için çalışmalarımızı hızla devam ediyor” şeklinde konuştu.

      • Konya MÜSİAD üyesi Demirpolat Şirketler Grubu – Mustafa Kabakçı Beye Ziyaretimiz

         

        Resim

      Toprağın bereketine inanıyor ve topraktan aldığımız güç ile ülkemizin geleceğine yatırımlar yapıyoruz.

      Nurettin Demirpolat - Yönetim Kurulu Başkanı

      İhracat bizim için ticari olduğu kadar milli bir hedef ve heyecandır.

      Emre Kutlu

      Tohumdan, sofranıza gelene kadar sorumluluklarımızı yerine getirmek için çok çalışıyoruz.

      Adviye Ergin - Demirpolat Grubu Kalite Direktörü

      Ürettiklerimizin en lezzetli ve sağlıklı kullanım şekillerini, toplumun her kesimi için planlıyoruz.

      Ayşegül İriadam - Beslenme Uzmanı

      Ürünlerimizi Online Satın Almak İsterseniz

      Sertifikalarımız